Nazmi Çalışkan

Nazmi Çalışkan

Mail: nazmicaliskan@aksaray68haber.com.tr

Yapabildiğimiz Bu Kadar…

Yapabildiğimiz Bu Kadar…

Her alanda eskilerin tabiri ile omuzu soğuk il olan Aksaray bacasız sanayi olarak nitelendirilen turizm konusunda da ne yazık ki iyi anlamda hak etmediği yerde olsa da bu şehre layık görülenler ile hak ettiği yerde yani bataklık içerisinde debelenmeye devam ediyor.

Denizi olmamasına karşılık sınırlarının büyük bölümünün Kapadokya bölgesinde olması, Güzelyurt, Ihlara Vadisi, Selime Katedrali, Nora Antik Kenti, Sultanhanı Kervansarayı, yeraltı şehirleri ve daha sayamayacağım birçok tarihi alanı bulunan, buna ek olarak Tuz Gölü ve Hasandağı gibi turizme katkı sağlayacak değerleri de sınırları içerisinde bulunduran Aksaray turizm konusunda birilerine göre hak ettiği yerde.

Bu başarı hikâyeleri her sene düzenlenmek zorunda kalınan turizm haftası etkinliklerinde ballandıra, ballandıra anlatılırken Ihlara vadisine günü birlik gelip giden yerli ve yabancı turistlerin sayısı ile de övünmeyi eksik etmeyiz.

Her yıl yapılan etkinliklerin bir yenisi yine ilimizin en önemli turizm alanlarından birisi olan Sultanhanı Kervansarayında bilindik cümleler ile başlayıp, güzellemeler ile Aksaray’a hiçbir faydası olmayan turist verileri ile sona erdi.

Senelerdir Aksaray ismini bile tanıtmayı beceremeyen değerli idarecilerimize tanıtım konusunda en büyük katkıyı yine ilimizin kıymetli gazetecileri yaptı.

Yaptığımız, alkollü sürücü, bıçaklama, cinayet, intihar, kavga ve türlü rezillik haberleri ile artık Aksaray Türkiye’nin pek çok şehrinden fazla tanınmasına rağmen ne yazık ki tahmin edileceği gibi bu tanıtımın bizim ilimize faydadan fazla zararı oldu.

Bu güne kadar turizm hedefleri konusunda bir yerlere doğru adım atanların gittikleri yönlerin yanlış olduğunu söyleyemeyen bürokratlar başta olmak üzere basın mensupları ve şehrin önde gelenlerin sayesinde Aksaray’ın tanıtımı 22 Nisan’daki turizm haftası ile İstanbul’da ne yapıldığı belli olmayan tanıtım günleri arasında sıkıştı kaldı.

İlin en önemli STK’larından birisi olan ATSO’nun Güzelyurt bölgesindeki alanı turizme kazandırmaması için türlü bahaneler üreten ve projeye engel olanlar ile Bursalı bir ailenin Aksaray’ın termal turizmine duydukları kin bizleri daha bu bataklık içerisinde çok debelendirir gibi geliyor.

Yapılmayacağını bile, bile teslim edilen otel inşaatından kimsenin haberdar olmadığı bir yerde elbette turizm haftası etkinlikleri de Sultanhanı’ndaki ezber program ve etkinlikler ile kutlanabilirdi zaten.

Ülkede Kapadokya’nın Nevşehir olduğunu düşünen kitleye Kapadokya’nın Niğde, Nevşehir, Aksaray, Kayseri ve Kırşehir’in bir bölümünü kapsayan büyük bir bölge olduğunu bile anlatamayanlardan yanı başımızdaki Adana karayolundaki karayolları müdürlüğü tarafından dikilen yol tabelalarından Niğde yönüne Kapadokya bölgesi yazısını da kaldırtmalarını beklemekte saflık derecesinde iyi niyet olurdu sanırım.

Her dönem turizm konusunda türlü talepler, türlü bahaneler üretenler bu güne kadar bahane üretmek için sarf ettikleri eforu bu konu için üretmiş olsalardı en azından bugün çağ atlamasak da bulunduğumuz bataklık içerisinde debeleniyor olmazdık.

Her sene İstanbul’a yollanan ve Aksaray’ı tanıtanların ne iş yaptığını bizler de, sizler de, onları oraya gönderenler de bilmezken süslü cümleler ile manşetlerde yer verdiğimiz Aksaray turizmi için ildeki kapasite Sultanhanı ilçesindeki gelenekselleşen güzelleme programından ileriye gidemezdi.

Ne diyelim ilin potansiyeli için gece gündüz demeden çalışmış olan herkese teşekkür ediyorum. Bu kadar büyük potansiyel ile bu bataklık içerisinde olmak basın olarak bizler de dahil hepimizin eseri…

 

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar