
Aksaray’da son zamanlarda oluşan tüm olumsuzluklara rağmen işler tıkırında, pardon her şey yolunda.
İldeki yaşanan iflaslar, dolandırıcılıklar, milyonlarca lira takıp kaçmalar, intiharlar, kavga ve cinayetler ile Aksaray’ın olmayan imajını saymazsak keyifler yerinde.
-İlde son bir yıl içerisinde kaç kişi intihar etmiş?
-Kaç kişi öldürülmüş?
-Kaç kişi bıçaklı saldırıya uğramış?
-Kaç iş insanı iflas ederek başka insanları da iflasa sürüklemiş?
-Kaç kişi insanları dolandırarak ortadan kaybolmuş?
-Kaç kişi “Ben batmamak için kaçıyorum” diyerek milyonlarca lira ile ortadan kaybolmuş?
İnanın bunların cevabını bilen bir kişi çıkmaz bu ilde.
İlimizde deyim yerindeyse keyifler yerinde, işler de tıkırında.
Sizlerin ve bizlerin olmasa bile birilerinin işleri de güçleri de yerinde.
Artık bu ilde birileri ilin dertleriyle dertlenmek yerine idare ettiklerinin dertleriyle dertlenmeye başladığı günden beri,
Kendilerine yakın olanların sıkıntılarını çözmeye çalıştıkları günden beri,
Sizlerle, bizlerin dert ve sıkıntılarını dinleyen ama duymayan idareciler kaldı başımıza.
Elbette onlar da tatil yöresi olan Aksaray’a gelen, emeklilik için sakin bir hayat sürmek ve başına iş almak istemeyen idarecilerin kentte yaptıkları son derece normal değil mi?
-Kim ne yapsın işçinin, çiftçinin, esnafın, emeklinin derdini.
-Kim ne yapsın çocuğunu güvenlik endişesi ile sokağa bile salamayan annenin derdini.
-Kim ne yapsın acılar içerisinde kapı, kapı doktorlara yalvaran, sıradaki hastalara yalvaran hasta ablanın derdini.
-Kim ne yapsın “Çalıştıkça batıyorum” diye bağıran esnafın, çiftçinin ve diğer üreticilerin derdini.
Dedim ya Aksaray’da her şey yolunda, keyifler tıkırında.
Her gün değişik rezilliklerle ana haber kanallarını süsleyen Aksaray’da yaşanan tüm sorunların sorumlusu var ama yapılacak ne yazık ki hiçbir şey yok.
***
Aksaray’a gelen her idarecinin halkın sorunları yerine emrindekilerin sorun ve sıkıntılarını çözme peşine düşmesinden kaynaklı bu sorunların artık çözülebileceğine inancım hiç ama hiç kalmadı.
-Herkesçe görünen trafik sorununu ve çözümünü görmesi gereken gözler o yöne bakmadığı sürece,
-Uyuşturucu eleştirileri toplumun her kesiminde yüksek sesle dile getirilmesine rağmen, hala aynı sorunu halk dile getiriyorsa,
-İnsanların tedavi olamadıklarını yıllardır bağıra, bağıra anlattıkları hastanedeki hizmet kalitesinin arttığını ifade eden hastane idarecileri ile sağlık yönetimi olduğu sürece,
-Parklar ile çocuk bahçelerinde kümeleşen serseri takımını sadece canı yananların gördüğü ve gerisinin görmezden geldiği sürece,
-Su isteyen çiftçiye “Suya ihtiyaç duymayan ürünler ekelim” demekten başka bir çözüm üretemeyen tarım yöneticileri olduğu sürece,
-Depremler ve diğer felaketlerde önemini bir defa daha gördüğümüz afet yönetiminden gönüllülük sistemini çıkartan ve belli dernekler ile birilerine hoş görünmeye çalışan idareciler bu kurumları yönettiği sürece,
-Kısaca özetlemek gerekirse; Yanlışa, yanlış deyip vazgeçilmediği, hatalıya da, hatalı deyip hesaplar sorulmadığı sürece daha bu yazıların özetini her dönemin olmasa bile Aksaray’ın gazetecilerinden çok duyar ve okursunuz.
Yazının başında da dediğim gibi değerli hemşerilerim bu şehirde her şey yolunda.
Ama sizler ve bizler için değil, şatafatlı koltuk sahibi olanlar için.
Yani “Düzenden” herkes memnun olmasa da, mutlu azınlık memnun…









Yorum Yazın