Nazmi Çalışkan

Nazmi Çalışkan

Mail: [email protected]

Denetim Kayyumu…

Denetim Kayyumu…
Son günlerde duyduğuma en fazla memnun olduğum kayyum şekli. Nereden çıktı bu kayyum meselesi? Derseniz, biz kayyumları yolsuzluğa veya başka suçlara karıştığı iddia edilen belediyeler ile son günlerde de siyasi partiler konusunda duymaya başlamışken bir anda “Denetim kayyumu” cümlesi de gündeme geldi. Kimse ne olduğunu bile anlayamadan devler tavuk eti işleyen ve satan firmalarla ilgili yaptığı çalışmaların ardından piyasanın belirlendiği gerekçesi ile devasa tavuk şirketlerine cezalar keserken her birine de “Denetim kayyumu” atamış. Son derece doğru ama geç kalınmış bir karart diye düşünüyorum. Daha Ocak ayında 160 lira civarında olan 1 kilogram tavuk kanadının fiyatının nasıl 600 liraya yükseldiğini anlatabilecek bir ekonomist varsa bende bu atamaları yanlış bulacağım. Bu ülkede yetişen tavuk fiyatında, yem fiyatında elektrik fiyatında ve dolar fiyatında yüzde 400’lere varan artışlar yaşandıysa bu firmalar yaptıkları fiyat darbesinde “haklılar” diyeceğim. Eğer bunlar olmadıysa ki, olmadı bu fiyatların bu kadar sürede bu hale gelmesinin nedenini açıkladılar mı? Elbette hayır. Haksız kazanç ve fırsatçılık hırsı ile daha fazla kazanmayı kendilerine hak gören bu ve benzeri işletmeler konusunda devlet en acil şekilde artık gerekenleri yapmalıdır. Özellikle gıda ürünleri başta olmak üzere fahiş fiyatlarla bu milletin iki yakasının bir araya gelmesini önlemek için beyaz yakalı müdürlerinin tavsiyesi ile sebepsiz zamlarla alınacak olan ürüne ulaşımı engelleyenlerin bu ülkeye en az terör örgütleri kadar zarar verdiklerini kabul etmediğimiz ve bu işi ticaret olarak adlandırdığımız sürece ülke enflasyonu yüzde 5’te olsa yapılan zamlar en iyi haliyle yüzde 100’ü bulur. Pazarda, bakkalda, markette, pazarda, tarlada, fabrikalarda kısaca her yerde fırsata çevrilen ürünler nedeniyle bir kilo elma bile bu millete lüks oldu. 3-4 Milyon liraya mal edilen dairelerin nasıl olup da 10 milyon liralara satıldığı, Tarladan 2-3 liraya alınan marulun nasıl olup da tezgâhlarda 40-50 lira olduğu, 700-800 Liradan alınan giyim malzemelerinin nasıl olup da 2-3 bin liraya satıldığı, Kurban bayramında 300 bin liraya verilmeyen danaların bayramdan sonra nasıl olup 200 bin lira ve daha aşağısına kesime yollandığı, Daha pek çok örnekle artırabileceğimiz kötü örnekler ile bu millete uzun zamandır eziyet edenleri haklı gören kaç kişi var ama ben anlamıyorum. Pandemi sonrası karaborsaya düşürülen ve tarlalarda bekletilerek halka verilmeyen araçlar konusu nasıl bir gecede çözüldüyse, fırsatçılık ötesine geçirilen tavuk meselesi konusunda nasıl adım atıldıysa artık mutlaka diğer konularda da gerekiyorsa kayyumlar doğru yerlerde halkın çıkarı için görev almalı. Isparta’da, Amasya’da “Elmalar depolarda kaldı çürüyor” feryadına girerek devletten destek isteyen üreticiler ile yardım çağrısında bulunan milletvekillerine de devlet “O elmaların o depolarda ne işi vardı?” sorusunu sorması gerekiyor. 200 Bin tondan fazla elma depolarda fırsat ürünü yapılmaya çalışılırken bu millet muzdan daha pahalıya elma almak zorunda kaldıysa bunun da cezası en ağır şekilde verilmeli. Bu ve benzeri şekilde fırsatçılık yapanlar artık piyasaya teşhir edilmeli ve ceza yine soyguna uğrayan halk tarafından verilmeli. Neredeyse her hafta zamlanan süt ürünleri konusunda da, patates, soğan, elma, ve benzeri tarım ürünleri konusunda da hamle bekliyoruz. En doğru yere doğru şekilde atanan kayyumları doğru yerlerde gördük, umutlandık. Darısı diğer fırsatçıların başına…

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar