
Bundan 3 sene önce Kahramanmaraş’ın Pazarcık, ardından da Elbistan ilçelerinde meydana gelen iki yıkıcı depremin ardından 11 ilde yıkım olsa da, 5-6 il deyim yerindeyse küçük kıyameti yaşadı.
Ölü sayısı resmi rakamlara göre 50 bini aşarken halen bulunamayan kayıp işle uzuv kayıplarına neden olan yaralı sayısı açıklanmıyor.
Bu depremlerden yaklaşık 24 sene önce meydana gelen ve yine 20 bine yakın insan hayatını kaybederken binlerce insan da yaralandı ve kayıp oldu.
Bu depremlerin ülke ekonomisine verdiği zararlar insan hayatından sonra geldiği için çok fazla gündeme gelmese de ne yazık ki milyonlarca insan da bu depremler sonrasında deyim yerindeyse artçı ekonomik krizler ile intiharlara bile sürüklenirken aile dağılma olayları gibi sosyal sorunlarda hiçbir zaman gündeme getirilmiyor.
Yani deprem bölgelerindeki enkazlar altında canla kaybedilirken, insanlar evsiz ve yurtsuz kalırken ülke genelindeki sarsıntılar da küçümsenemeyecek boyutta oluyor.
İşte tarihimizde en azından hayatta olanların şahitlik etmediği bir yıkıma bundan 3 sene önce hep birlikte şahitlik ettik ve her bir vatandaş güçleri oranından bölgeye gidemese bile yardım etmeye çalıştı.
Emeklerini de yardımlarını da esirgemeyen her bir insanımızdan Allah razı olsun.
***
Ne yazık ki bu ve başka türlü felaketlere alışık olan milletimiz, felaketler sonrasında duyacakları cümlelere de aşina olduğundan felaketlerde tedbirlerini gerekli zamanlarda almayanlar da işin içerisinden “Hatalarımızdan ders aldık”, “Üzgünüz”, “Yaraları sarmaya çalışıyoruz” ve benzeri bir çok cümle ve kelime ile sürecin tamamlanmasını sağlarken yıkımın yaşandığı bölgelerdeki insanların yaşadıklarını kimseler görmediği, o acılara tanıklı etmedikleri için herkes kısa sürede felaketi de alınmayan tedbirleri de unutuveriyor.
Yeni bir felakete kadar insanların, hatalarından hiçbir ders almadıklarını görmemize rağmen başımıza gelmediği sürece “halimize şükür” diyerek günü geçiştiriyoruz.
Şimdi ben gerçekten merak ediyorum; Büyük felaketin üzerinden geçen 3 senede deprem bölgelerinde yaralar beklentilerden bile hızla sarılıyor ama deprem bölgeleri dışında ne türden tedbirler alınıp o yaraların tekrar açılmasının önlemleri alınıyor.
Hastalardan nasıl bir ders çıkartıldı da deprem bölgelerinde yaşanan çok sayıda sorunun tekrar yaşanmaması için yaşanabilecek depremlere nasıl önlemler alındı?
O depremlerin yaşanmasının ardından deprem bölgesinde yaşanan sıkıntılar AFAD başta olmak üzere belediyelerin hangisi tarafından masaya yatırılıp deprem bölgeleri idareciler için bir ibret yeri olarak görüldü?
Yine depremler zamanında eğitimli personeli yetersiz olan, halk ve gönüllüleri sayesinde felakete müdahale eden AFAD 3 sene içerisinde Aksaray’daki gönüllülük sistemini yok ederek reklam derdinde olan STK’lar ile reklam peşinde olan fabrikalar dışında nasıl hazırlıklar içerisine girdi?
Toplanma alanları başta olmak üzere çadır ve konteyner kent olarak kullanılması planlanan alanların altyapı çalışmaları konusunda bu güne kadar bırakın Aksaray’ı ülkenin bir tek ilinde bir çalışma yapıldı mı?
Kısa ve özetle 3 sene içerisinde deprem bölgesi dışında yeni bir felaketle ilgili bu hatalarından ders çıkartan üzgün görünen ve gözyaşlarını da eksik etmeyen abiler ne iş yaptı?
Kentsel dönüşümü sadece rant olarak gören müteahhitlerin çarşı merkezindeki yıkma çabaları karşısında Aksaray’da ilk depremde yok olma riski olan bazı Mahallelerde bu güne kadar bir tane bile binanın zemin ölçümü ile depreme dayanıklı olup olmadığı konusunda bir tane çalışma yapıldı mı?
Çarşı merkezindeki binaları yıkmak için binaların sağlam olup olmadığını gece gündüz ölçüp yıkım kararı bekleyenler zemin sıvılaşması riski bulunan 3 Mahalleye bir defa dahi gitti mi?
Yani değerli hemşerilerim çarşı merkezindeki ballı yıkımlar dışında kentsel dönüşüm çalışması gören ve hatalarından ders çıkartmış olan bir kişiyi gören oldu mu aranızda?









Yorum Yazın