
6 Şubat tarihinde yaşanan depremler sonrasında ülke genelinde bir kentsel dönüşüm hengâmesi başladı.
Bir yerlerden kepçe bulan herkes gaza getirdiği bina sahiplerinin oluru ile hiçbir hesap yapmadan bina yıkımlarına girişti.
Bu yapılanlara toplum olarak her birimiz “Helal olsun dönüşüm yapılıyor” dedikçe yıkımlar da arttı.
Neredeyse her ay, çarşı merkezi ile para edecek alanlarda yıkımlar devam ediyor.
Bu yıkımlar yapılırken Aksaray belediyesi haricinde bir kişi de proje veya yapım süresini açıklama gereği duymuyor.
Yıkılan yerlerdeki oturan çoğu kiracı anormal fiyatlardan konut kiralama yoluna gitmek zorunda kalırken binaların altlarındaki dükkanların da çoğu taşınmak yerine esnaflığı bırakma yolunu seçiyor.
Bunca yıkılan binaya rağmen neredeyse belediye dışında temeli kazılan bir inşaat alanı yok.
Bunun nedeni nedir diye düşünen bir Allah’ın kulu da yok.
Yıkılan bu alanlar ne yazık ki sadece yıkım yapılan binalardaki insanlara değil şehrin geneline zararı olmuyor mu?
Çarşı merkezinin harabeye çevrilmesi sayesinde diğer esnaflar da müşteri sıkıntısı yaşamıyor mu?
Boşaltılan evlerden çıkan kiracıların yeni kiralık ev aramaları en çok ev sahiplerine fahiş kira fiyatları için fırsat ortamı sağlamıyor mu?
Her işte bir plan olması gerekmiyor mu?
Okullarda olan kompozisyon derslerinde bile ana kural giriş-gelişme –sonuç değil miydi?
Peki yıkım ile girişi yapan değerli Aksaray sevdalılarının yapım ve teslim süreçlerini kendileri de dahil olmak üzere bilen bir kul var mı bu şehirde?
Yapılması gereken güzel işleri bile milletin ekmeğine kan doğrayacak bir düzeye getirenlere bu şehirde “Yıktığını ne zaman yapacaksın? Tarih ver” diyebilecek yüreğe sahip olan var mı?
Elbette herkes dönüşüme destek veriyor ama dönüşümün nasıl olması gerektiğini kimse merak edip araştırmıyor.
Bunca yıkılan yapıdan bir ayda çıkartılan insanlara ne oldu? Bilen, bırakın bilmeyi merak eden var mı?
Yıkıma başlayacak dönüşüm sevdalılarına yıkım izni vermeden önce ne zaman teslim edilecek?, Projen nedir? Diye soranların da olduğunu düşünmüyorum.
Merkezde yıkılmasına rağmen akıbeti belirsiz boş alanlar konusunda belirsizlik sürerken para edecek yerleri yıkmak için müteahhitlerimiz birbirleriyle yarışıyorlar.
“Nasıl olsa yapılır, hele biz bir yıkalım” mantığı ile başlayan dönüşüm ile artık dönüştürücülerimiz sıkıldıkları esnafları da o binalar ile birlikte tarihe gömerek yeni esnafları da ortaya çıkarma derdine düştüler.
Depremde en büyük sıkıntının yaşanacağı zemin sıvılaşması olan Mahallelerin yanından bile geçen olmazken tüm dönüşüm çabasının merkezde yoğunlaşması size de tuhaf gelmiyor mu? Allah aşkına.
Bu yapılan iş dönüşüm gibi gerekli ve masum bir iş ise, neden herkesin bildiği Mahallelerde yıkılan bir tane bile kümes yok.
Artık gerçekten bırakalım bu rantsal dönüşüm çabalarını da gerçekten dönüşüm yapacaksak zeminleri sıkıntılı olan yerlerden işe başlayalım.
Çarşı merkezinde yıkılan yerlerin inşaatları bitirilmeden de artık yeni yıkımlara izin vermeyelim.
Ortada proje ile yapım planlaması olmamasına rağmen yıkılan yerler artık sadece oralardan taşınanları değil bu şehirdeki herkesi mağdur etmeye başlamadı mı?









Yorum Yazın