
Bahar ayında “Yapmadıkları, yapmayacaklarının teminatıdır” başlıklı köşeyi kaleme aldıktan sonra konunun muhatapları tarafından bilgilendirilmiş ve “O işin aslı öyle değil” özeti ile açıklamaları dinlemiş ve “Sizler o verdiğiniz 2 seneyi de bitmez mi sandınız? O iki sene de geçer” diyerek günün dolmasını beklemeye başlamıştık.
Yazının özeti kısaca;
Turizm konusunda yıllardır vaatlerden öteye götürülemeyen Aksaray’da neredeyse 20 sene önce yapımına başlanılan bir termal otelin bu sürede yapılamayışından ve uzun süren mahkeme süreçlerinin ardından yapmayanların elinden zorla da olsa alındığından bahsetmiştim.
Devamında ise aynı yerin ihale sürecinde oluşturulan şartnameden dolayı yeni ihaleye yine bu firmanın yavru firmasının katıldığını ve yerin yeniden aynı kişilere verildiğini ve sonucun 20 sene sürecindekiyle aynı olacağının altını da çizmiştim.
Yazının yayının üzerinden 24 saat geçmeden konuda çok fazla bilgiye sahip olduğunu düşündüğüm bir il özel idaresi görevlisi beni arayarak “O öyle değil” demiş ve bu firmanın bu kez bu yeri en fazla 2 sene içerisinde yapacağını garanti altına aldıklarını da söylemişti.
Yine yapılmazsa ne olacak? sorum üzerine ise; Bu kez ihale şartnamesinin sağlam yapıldığını ve hemen elden alınacağını yani Aksaray’ın en fazla 2 senesinin de kaybolacağını söylemişti.
Bu açıklamalar üzerine “İnşallah zaman beni haklı çıkartmaz” demiş ve beklemeye başlamıştım.
2 Senenin ilk yılının dolmasına aylar var ama süre sanki inşaat mevsimi olarak artık birinci yılını tamamlamış gibi görünüyor.
İşin garantörü olan çok sevgili Aksaray sevdalılarının bölgede inceleme yapmasını beklememize rağmen ilk ihale ile Aksaray’ın 20 yılını tarihe gömen vazgeçemediğimiz yatırımcının Sayın Valimiz ile bölgede yaptığı bir gezi dışında bu güne kadar bir kare bile yayınlanmadı.
Sayın Valimiz son haftalarda Aksaray’da gece gündüz çalışan kurumların çalışmalarını tam yerinde sahada gördü ve gelişmeleri yakından takip etti.
Aksaray’daki görev süresinin sonuna gelen sayın Valimizin artık bu otel alanında hiçbir sorumluluğu kalmadığına göre iyi niyetli şekilde düşünüyorum.
Düşünüyorum ama ne kadar iyi niyetli düşünsem de bu Aksaray turizminin 20 yılını mahkeme kapılarında heba eden bu şirketin sorumluluklarını yerine getirmedikleri ve iki seneyi daha heba ettikten sonra yeniden mahkeme kapılarında beklemeye başladığımız gün laf ile garanti veren idareciler ve bürokratları Aksaray sınırlarında bulup hesap sorabilecek bir tane babayiğit var mı bu ilde?
Bu yaşanan olaylar karşısında “En iyisi sessizlik” diyerek bir kelam etmeyen seçtiklerimizden ve görev süreleri sonrasında Aksaray’dan ayrılanların kaçını Aksaray’a getirip açıklama isteyebileceğiz?
İhale sürecinin tamamlanmasına 1 yıldan biraz fazla zaman kalan Aksaray turizminin belki de can damarı olacak termal otelimizin son halini de gösteriverin gitmeden bizlere bir zahmet…









Yorum Yazın