
Deprem, sel, su baskını ve daha aklınıza gelebilecek tüm felaketlere sahip bir coğrafyanın fertleri olarak zamanında alınmayan tedbirler ve sadece hatalarından ders çıkartmak için sorumluluk isteyen masaların başına geçen yetkililerimiz ülkemizin karşı karşıya kalabileceği tüm felaket senaryolarına hazır olduklarını bir kez daha Aksaray’ın idarecilerine ballandıra, ballandıra anlatmışlar.
Ülke genelinde veya ildeki her felaketten veya doğal afetten sonra “Ders aldık, gerekeni yapıyoruz” gibi söylemleri ilk duyduğumuz dudakların sahipleri ilde yaşanabilecek felaketlere hazır olduklarını dolu, dolu anlatmışlar.
Eee ne diyelim, haydi hayırlısı.
Bu güne kadar ildeki afet ve acil durumlarda yetersiz olan personel sayısını gönüllülük sistemi ile aşan ve sonrasında o sistemi kağıt üzerinde bırakarak “Biz burada dernek ve vakıf reklamı yapacaklar dışında bir tane bile gönüllü istemiyoruz” mesajı alenen verilerek yetişmiş insan gücünü acil müdahale dışlında bırakan AFAD’ımız ildeki tüm felaketlere hazırmış.
Ben bir Aksaraylı olarak guru duydum. İnşallah AFAD’ın bu aldığı ve hazırlandığı tedbirler sayesinde ilimizde bundan sonra yaşanabilecek afet ve felaketlerde kimsenin burnu bile kanamazken mal ve ürün kayıpları da yaşanmayacak inşallah.
Bu açıklamadan ildeki tüm yapı stoklarının zemin başta olmak üzere sağlamlık incelemelerinin de yapıldığını ve sağlam olmayan yapı olmadığını yani depremlerin ildeki hiçbir binayı zemin ve bina olarak da yıkamayacağını da anlamış olduk.
Yine ilde yaşanabilecek kayıp olaylarını geçmişte kısa sürede bularak sağlık görevlilerine teslim edebilen çıkarsız gönüllülerin yaptığı gibi artık yine AFAD tarafından bölgeye gönderilecek ekiplerin bulmaya başlayacaklarının da garantisi verilmiş.
Ne diyelim AFAD’da değişen bir şeyler olmuş ve Aksaray’daki tüm afet ve felaketlere müdahaleye hazır olduklarını göğüslerini gere, gere katılımcılara anlatmışlar.
Tarım ve hayvancılık kenti olan Aksaray’da insanların yaz boyu yaşayacakları her türlü afet ve felaketler ile yaşanabilecek diğer dışsal etkilerde de 3-5 sene önceki gibi çiftçilerin zararlarının büyük oranda tazmini için tedbirlerinin de alındığını bu açıklamada gördük.
Ne diyelim en azından artık birileri bu ilde bir felaket olabileceğini düşünmüş ve bildik sonla sonuçlanacak felaketlerin öncesinde “tedbirlerimizi aldık” söylemi ile ildeki idarecileri ve Aksaray halkının bir nebze olsun rahatlamasını sağlamışlar.
6 Şubattan, sellerden, yangınlardan, ve daha pek çok felaketlerden tek çıkarttığımız şey “Ders” olunca elbette oturulan koltukların hakkının verildiğinin gösterilmesi için “Her türden felakete hazırız” söyleminin de dönemler içerisinde verilmesi gerekiyor.
Bu güne kadar bu ilde de, ülkede de hazır olduğumuz tek şeyin felaketlerin sonunda yapılacak açıklamalar olduğunu bilen, felaketlerin dernek ve vakıflarla değil, gerçekten gönüllü olan halk ile giderilebileceğini gören bir vatandaş olarak kendi tedbirlerinizi alın ve özellikle bu güne kadar bir defa dahi merak edilmeyen Aksaray’ın zemin durumu ile yapılarınızın depremlere ne kadar dayanıklı olduğunu öğrenin der ve “Felaketlere hazırız” mesajı verenlerin felaketler sonunda yapacakları “Hatalarımızdan ders çıkarttık” açıklaması dışında hiç ama hiçbir şeye hazır olmadıklarını anlamanızı tavsiye ederim.
Unutmayın bizler masa başında her şeye hazır ama iş sahaya gelince gözyaşları ile felaketler öncesinde hazırlanan metinleri kamuoyuna okumaya hazır bir toplumuz.
Örnek mi?
6 Şubat depremi öncesinde ve sonrasında alınan veya alınmayan tedbirler ile aradan geçen 3 seneye rağmen “Aksaray’da vallahi deprem olmaz” tezinden başka açıklama yapamayan idareciler.
Siz, siz olun, kendi tedbirlerinizi kendiniz alıp başınızın çaresine bakın.
Allah göstermesin de o gün duyacağınız cümleler; “Bölgede beklenmeyen bir felaketti. Gerekli dersleri çıkarttık” gibi örnekleri çoğaltılacak cümleler olacaktır.
Mesele yetki sahibi masalarda oturanların felaketlere ne kadar hazır olduğu değil halk olarak hepimizin ne kadar hazır olduğudur.
Onlar masa başındaki açıklamalar için hazırlıklarını yapmışlar bizler fiili olarak hazırlıklarımızı yapalım ki aynı açıklamaları dinlediğimiz gün aynı acıları yaşamayalım…









Yorum Yazın