Birçok medeniyete ev sahipliği yapmasına karşılık hep ötelenen garip şehrim “Aksaray’ımın konumu başka bir şehirde olsa bu güne kadar nasıl bir şehir olurdu?” diye düşünmekten vazgeçmiş bir Aksaraylı olarak son günlerde olup bitenlerin sokaklardaki karşılığı nedir diye gezemeye başladım.
Ben gezemeye başladığımız düşünürken Aksaray başta olmak üzere Ankara’da da Aksaray için seferber olanların “Hak” davaları için çaba gösterdiklerini duymaya başladım.
Haber aktaran kişiler gazeteciler olsa da haberlerin merkezi ve kaynağı “Sokaklardır” diyerek dinlediğim insanlar artık ülkeyi seçim atmosferine sokmuşlar.
Kimsenin “Belediyelerdeki yolsuzluk haberleri, transfer çalışmaları, uluslararası gelişmeler ve partilere atanana kayyumlar ile iç karışıklıklar” umurlarında değil artık.
Sadece seçimin açıklanacağı tarihi bekleyen hemşerilerim gibi bu dönemde turuncu koltuğa oturmanın artık kendi hakları olduğunu düşünenler baba mirasından pay kapmaya çalışan haylaz çocuklar gibi şirinliklere başlamışlar bile.
Cengiz vekili kesin bir şekilde listede olmayacağı sokak, sokak işlenirken Ankara ve parti içerisinde de dedikodular artmaya başladı.
Cengiz vekil gibi çiçeği burnunda vekil Hüseyin Altınsoy’u da ortaya çıkan olaylar nedeniyle emekli edenler Hüseyin vekille birlikte il yönetiminin de artık yorulduğunu Aksaray’da da, Ankara’da da kapı, kapı anlatmaya başlamışlar bile.
En az iki vekilin seçilmesine kesin gözü ile bakan Aksaray sevdalıları Aksaray için nasıl vekillik yapılacağını anlatan isimler artık Aksaray’da yaşayanların da vekillik hakkının olmadığını anlatırken Aksaray’a sadece bayramdan, bayrama gelerek Aksaray’ı en çok kendilerinin sevdiğini de her kulvarda anlatmaya başlamışlar.
Dertlerinin Aksaray veya ülke olduğunu düşünmediğim Ankara’daki Aksaray sevdalılarından “Bu şehre ne fayda gelir?” bunu bilemeyiz ama “Yaptıkları yapacaklarının teminatıysa” sadece turuncu koltukta poz vererek kıyak emeklilik için yola çıktıkları da aşikâr gibi görünüyor.
Bununla beraber yine dile getirilen belediye başkanı Evren Dinçer’in adaylığı konusunda kendisinden hiçbir işaret gelmese de algı çalışmaları yapanlara da kimsenin “Dur” dememesi dedikoduların altını doldurmaya başladı bile.
Bu kadar koltuk kavgasının yaşandığı bir şehirde “Muhalefet ne yapıyor?” derseniz cevap “Ölü taklidi yapıyor” olur.
Kimsenin etlisine, sütlüsüne karışmayan sözde muhalefet partilerinin temsilcilerinin deyim yerindeyse sadece kefenlenip siyaset mezarlığına gömülmeleri gerekiyor.
Şehrin hiçbir derdi, insanların sıkıntıları, sorunlar ve tutulmayan sözler tam da iktidarın istediği gibi hiç kimse tarafından gündeme dahi getirilmeye cesaret edilemiyor.
Bu kadar sığ muhalefetin ilk seçimlerde kendi partileri dışında sözde muhalefet ettikleri partiye oy verip onları ilk tebrik edeceklerin başında olacağını birisi söylese ben buna itiraz bile edemem.
Şimdi baba mirasının peşine düşen çocuklar gibi turuncu koltuk peşine koşan ve Aksaray halkının hiçbir şekil ve şartta görmek, duymak bile istemediği isimlerin yapılacak olan bir baskın erken seçimde Ak Partiye ne katacağını bilmemekle beraber 3 seneden fazladır ortaya çıkmayan ve nerede olduğu bilinmeyen muhalefet partisi yetkililerinin ilk seçimlerde bu milletin karşısına hangi söylem ile çıkacağını da merak etmeye başladım.
Kısaca özetlemek gerekirse değerli hemşerilerim Ankara ve Aksaray’da başladığını duyduğum “Hak” kavgalarında “Aksaray’da, Aksaray’ı temsil edebilecek kapasitede insan yok” algısı ile yaşadıkları yerlerden vekil adaylığına cesaret edemeyenler, kendilerince emekliye Ayırdıkları Cengiz Aydoğdu ile cezalandırılacağından emin oldukları Hüseyin Altınsoy’un koltuklarında kendi haklarının olduğunu anlatmaya başladılar bile.
Bugün bu çığlıkları duymazdan gelen Aksaray’ın Ak Partili siyasetçileri için her şeyin çok geç olacağını bugünden 9 köyün delisi olarak ben diyeyim de sizler kimse demedi diyerek listeler açıklandıktan sonra oturup ağlayıp, sızlanmayın…
Yorum Yazın