Son birkaç yıl içerisinde Aksaray’da emlak çılgınlığı aldı başını gitti.
Şehirde ne kadar ekâbir takımı varsa ya ticaret erbabı ya da emlak danışmanı oldu.
Bu emlak sektöründeki yaşanan yoğunluk elbette her zaman olduğu gibi ömrü boyunca bir ev hayali ile kara toprağa giren vatandaşlara oldu.
Şehrin her bir yerindeki taşı, toprağı, aracı, evi, dükkânı yani her türlü malı kendi aralarında çevire çevire fiyatını şişirme işinin adı da “Ticaret” oldu.
Tefecilik boyutunun bir alt kademesi gibi görünen bu sistem ile 4-5 milyon edecek evler için 8-10 milyon lira istenirken ilde 13 milyonu aşan fiyatlarda daire satılmaya başlandı.
Geçmişte olduğu gibi “20 Yıllık kira bir evin değerini” belirler kriterinden vazgeçildi. Ve ortada hiç para yokken kafeler caddesindeki bir mekânda oturan 3-5 ekâbir kendi içlerinde “Aldım-sattım” sözleri ile 2-3 saat içerisinde kendi aralarında tapu devri olmadan sadece sözde yaptıkları devirler ile piyasanın altını üstüne getirdiler.
Kısa vadede karlı olan bu ekâbir takımının ticaretlerine hiç aklım ermese de ne yazık ki bu ilde satılan dairelerin ederlerinin çok üzerinde satılmaya çalışıldığını çok iyi biliyorum.
“Abime hayırlı olsun” başlığı ile yapılan sosyal medya paylaşımları sayesinde oturmaktan çok bir başkalarına kakalamak için yapılan alışverişler dar ve orta gelirlinin tüm hayallerini ahirete bıraksa da bu ticaret, adı verilen düzenden memnun olanlar lüks araçları, janti kıyafetleri, ödedikleri anormal hesapları ile şehirde ticaret erbabı olmayı da başardılar.
Vergi rekortmenleri listelerinde adı olmayan ve çoğunlukla zarar eden işletmelerine rağmen bir gecede ödedikleri 10 bin liralarca hesapları ile şehirdeki önemli bir kitlenin de imrenerek baktığı bu sözde iş insanlarını vergi listelerinde veya maliyemizin merceğinin altından da görmek isteriz.
Çarşı merkezinde aralıksız süren denetimler ve bulunan kusurlara göre yazılan cezalar esnaflarımızı canından bezdirirken bu lüks ve şatafatlı yaşamlarıyla dikkat çeken ve “Hayırlı olsun abime” paylaşımları ile devasa ticaretlerini alenen yapanlara ne zaman denetim gelecek bunu bilmiyorum ama sabahtan akşama kadar kapıya bakarak dükkân kirasını ödemeye çalışan esnafın kapısına su gelene kadar kurbağanın canı çıkacak.
Umarım bu caddede veya lükste sınır tanınmayan ofislerde dönen sözde ticaretler ile OSB’lerde fabrika devirlerinden edilen karlarda birilerinin dikkatini çeker de bizler de ticaretin dehalarına “Hayırlı olsun abilerimize” deriz.
Milyonlarca liralık araçlar, lüks villalar, miktarı olmayan servetler ve dönen on milyonluk ticaretlerin kayıt altında yapılmasını ve kayıt dışı gelirlerin vergilendirmesini isteyen binlerce vatandaş olduğundan hiç ama hiç şüphem yok…
Yorum Yazın