
31 Mart yerel seçimlerinin ardından Aksaray’da etkisini kaybeden siyasi açıklama ve tartışmalar geçen haftaki Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun gelişinin ardından yeniden başladı.
Yani Aksaray merkezli siyaset yeniden “Yapar, yapamaz” tartışmalarının bir anda alevlenmesi ile beklenmeyen bir şekilde sertleşti.
Bugüne kadar şehirdeki tüm siyasetçilerin süt liman bir ortam sağladığı süreçte Bakan beyin gelmesi yeni bir polemik ile ılıman rüzgarların estiği siyaset havasının bir anda buz kesmesine neden oldu.
Geçmişte sürekli hale gelen siyasi açıklamaların Ankara’da aynı harareti ile devam etmesine rağmen Aksaray’da yapılmaması sonrasında bir günde yön değiştirmesi siyaseti yakından takip eden hemşerilerim kadar beni de şaşırtmadı değil.
Bu güne kadar Cumhur ittifakının ortakları da, millet ittifakının ortakları da şehirde açıklamaya değer bir konu bulamazken “Demir yolu ihalesi yapılacak” denildiği anda bir anda iktidar muhalefet tartışmalarını başlattılar.
İlde seçim zamanına kadar en azından açıklamaları ile suya sabuna dokunmak istemeyen siyasi aktörlerin bir anda neden bu kadar hararetlendiklerine de bir anlam veremedim.
Elbette muhalefet “Demir yolu yapılacak, ihalesini dün yaptık” açıklamasının vaatten öteye gitmesini ve yapılan ihalenin şartnamesinin de kamuoyuna duyurulması gerektiğine vurgu yaparken Ak Parti il başkanı Hamza Aktürk’ün muhalefet partisinin açıklamalarına verdiği cevapta yapılan klavye hatası da havanın sertleşmesinde etkili oldu.
Başkan Aktürk’ü çok yakinen olmasa da tanıdığım kadarıyla gerek siyasi nezaketi, gerekse ikili ilişkilerinde paylaşımdaki harf hatasını kasıtlı olarak yapmadığını düşünüyorum.
Şimdi burada iş iktidarın müjdesi ile demiryolu tartışmalarından ziyade muhalefetin bu güne kadar durağan tavırlarının bir anda değişmesinin süreçte etkili olduğunu düşünüyorum.
***
Koltuk Siyaseti Döneminden, Yerel siyaset Dönemine Geçiş mi Var?
Bu yapılan açıklamaların ardından Aksaray’da 31 Mart akşamından sonra sona eren siyasi tartışmaların yaklaşık 2 sene sonra gerilmesi koltuk siyaseti döneminden yeniden yerel siyasete bir geçiş olacağı izlenimi verdi.
31 Mart akşamına kadar türlü vaatler ile makamlara aday olan ilçe ve belde belediye başkanlarının imdadına yetişen tasarruf tedbirleri sayesinde makam odalarında kasaba siyaseti yapması ve “Başkan” sıfatları ile kasılmaları dışında hiçbir iş yapmamalarına ses çıkartmayan rakiplerinin sessizliği devam ederken ilerleyen günlerde il başkanlıkları nezdinde yapılan açıklamalar makam araçları içerisinde Aksaray merkezdeki kafeleri bekleyen belediye başkanlarını da zora sokacaktır.
31 Mart akşamından sonra açıklanan tasarruf tedbirlerini kendilerine kalkan olarak gören ve kendilerine oy verenlere “Ne yapalım biz çalışacağız da, ekonomik kriz ve tasarruf tedbirleri var” bahanelerini halka anlatmaktan başka bir iş yapmayanlar da bu açıklamalardan gerekli dersleri çıkartmalılar.
Bu güne kadar durağan seyreden siyasi hava sertleşmeye başladı ve yapılacak olan açıklamalardan her koltuk gerekli payı alacaktır.
Hizmet için makamları alan ve hizmetten çok bahane üreten, kurdukları sosyal medya ekiplerinin yönettiği hesapları ve besledikleri sözde basın organları ile sanal âlemin başkanı olanları da hem iktidar, hem de muhalefet yöneticileri görecek ve bomboş geçirdikleri 2 senenin hesabını da mutlaka gündeme getireceklerdir.
Ballı maaşlar, Makam odaları ve siyah plakaları konusunda hiçbir tasarrufu yapmayan, akşam saatlerini şehrin en güzel mekânlarında birilerine yancılık yaparak geçirenler de inşallah bu başlayan süreçten nasibini alırlar.
-Keşke, 31 Mart 2024 tarihine kadar seçenlerinize “Ben göreve geldiğimde sizler için bahane, bizler için de imkânlar yaratacağım” vaatlerinizi verseydiniz.
-Keşke, Bu güne kadar baygın taklidi yapan siyasiler Aksaray merkezinin dışındaki belediyelerin yaptıklarına da, yapmadıklarına da baksalardı,
-Keşke bu açıklamalar için bu güne kadar beklemeyip zamanında bu konuları takip edip bu milletin gözündeki imajınızın bu kadar zedelenmesine izin vermeseydiniz.
-Keşke bu ilde bugün gündeme taşıdığınız sorunları Bakan Uraloğlu Aksaray’a gelmeden de gündeme getirebilseydiniz.
-Keşke demiryolu sorunu dışındaki sorunlar konusunda da, seçildiği günden beri kafe ve parkları bekleyen bahaneler ardında makamların saltanatını sürenler için de bir kelime edebilseydiniz.
Gerçekten bu haftaya kadar şehir süt limandı, ne oldu da rüzgâr bir anda tersine döndü?









Yorum Yazın