
ASÜ TEKNOKENT açılışı için Aksaray’a gelen Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır Türkiye’nin teknoloji ve katma değer üretmeden tam bağımsız bir ülke haline gelmek için emin adımlarla ilerlediğini söyledi.
Aksaray Üniversitesi bünyesinde kurulan TEKNOPAR ve Milli Teknoloji Atölyesi Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katıldığı programda açıldı. Aksaray Üniversitesinde düzenlenen açılışa ak parti Ekonomi işlerinden sorumlu genel başkan yardımcısı Nihat Zeybekçi, Aksaray Valisi Murat Duru, Ak Parti Aksaray Milletvekili Cengiz Aydoğdu, Aksaray belediye başkan vekili Yakup Kadri Perek, Aksaray Üniversitesi Rektörü Alpay Arıbaş, Ak Parti Aksaray il başkanı Hamza Aktürk, ATSO Başkanı Ahmet Koçaş, Sanayi ve Teknoloji il Müdürü Ferdi Gürel ve çok sayıda davetli katıldı.
Açılış için düzenlenen programda konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır yaptığı konuşmada; “Anadolu'nun önde gelen üretim merkezlerinden Aksaray'da, teknolojide tam bağımsız ve yüksek katma değer üreten Türkiye tasavvurumuzu gerçeğe dönüştürmek yolunda hayata geçirdiğimiz projelerin şehrimize, üniversitemize, gençlerimize, ülkemize hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. Teknoloji, günümüz dünyasında adeta hayatın ritmini tayin ediyor. Ekonomiden sanayiye, eğitimden günlük yaşama pek çok alanda köklü değişimlere neden oluyor. Teknolojik dönüşümün şekillendirdiği yeni dünya düzeninde yenilikçi fikirleri katma değerli ürünlere, bilgiyi ise stratejik güce dönüştürebilen toplumlar geleceğe yön veriyor. Kendi teknolojisini üretemeyen, başkasının tasarladığına muhtaç kalan toplumların ekonomik ve siyasi bağımsızlıklarını koruyamadığı, geleceklerine güvenle bakamadığı bir dönemdeyiz. Bu nedenle bizim için milli teknoloji sadece ekonomik bir tercih değil, tam bağımsız Türkiye vizyonumuzun taşıyıcı sütunu, egemenliğimizin sarsılmaz güvencesi. Nitekim Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde son 23 yılda ülkemizde yüksek teknolojiyi geliştiren, üreten ve dünya pazarlarına sunan güçlü bir AR-GE ve İnovasyon altyapısı inşa etmek adına adeta bir seferberlik gerçekleştirdik. Tabii bunun başlıcaları savunma sanayimiz oldu. Jeopolitik açıdan çok hassas bir coğrafyadayız. Gerek tarihimizdeki tecrübeler, gerekse de Balkanlardan Kafkasya'ya, Orta Doğu'dan Doğu Akdeniz'e bu geniş jeopolitik hat üzerinde yaşananlar güçlü ve caydırıcı bir savunma kapasitesine sahip olmanın mutlak bir zorunluluk olduğunu ortaya koyuyor. İşte bu bilinçle, attığımız kararlı adımlar sayesinde kritik teknolojileri kendi imkanlarımızla geliştirmemize ve üretmemize imkan tanıyan, masada ve sahada güç çarpanı vazifesi gören muazzam bir savunma sanayi ekosistemine sahibiz. Bugün insansız hava araçlarından helikopterlere, hava savunma sistemlerinden yeni nesil savaş uçağımıza kadar pek çok kritik platformu kendi mühendislerinin, teknisyenlerinin alın teriyle, akıl teriyle geliştiren bir Türkiye var. Yalnızca 780 bin kilometre karelik vatan toprağında değil, gök vatanda, mavi vatanda, siber vatanda egemenliğini tahkim eden, ufkunu uzayın derinliklerine kadar genişleten bir Türkiye var. Teknolojide paradigma değişimi yaşanan her alanı ülkemiz için yeni bir fırsat penceresi addediyor. Bu alanlarda öncü ülkeler arasında yer alma hedefiyle gayret ediyoruz.
Nitekim eş zamanlı devrimlerle büyük bir dönüşüm geçiren otomotiv sektöründe fikri mülkiyet hakları tümüyle bize ait olan TOGG ile küresel sahnede yerimizi aldık. Elektrikli, bağlantılı, otonom ve akıllı mobilite teknolojilerini Türkiye'miz adına yeni bir atılım sahasına dönüştürdük. Tarımdan enerjiye, sağlıktan ulaştırmaya her alanda dönüşüm fırsatlarını yakalamaya dönük projeleri hayata geçiriyoruz. Bu kazanımlar önümüzdeki dönemde yazılacak çok daha büyük başarı hikayelerinin yalnızca önsözü niteliğinde. Yurdumuzun dört bir yanında yüksek teknoloji ve katma değerli üretimi mümkün kılan altyapılar inşa ettik. Bugün sayıları 114'e ulaşan teknoparklarımızda 12.500'ü aşkın firma yapay zekadan siber güvenliğe, finans teknolojilerinden yeşil dönüşüme pek çok stratejik alanda inovasyon odaklı çalışıyor. 1700'ü aşkın ARGE ve tasarım merkezimizde binlerce araştırmacı ve mühendis yeni teknolojiler geliştirmek, özgün ürünler ortaya koymak ve ülkemizin rekabet gücünü artırmak için gece gündüz gayret ediyor. Yenilikçiliğin ölçüsü teknoloji girişimlerinin ülkemizde yeşermesini, büyümesini ve küresel başarı hikayelerine dönüşmesini mümkün kılacak girişimcilik destek mekanizmalarını da bütüncül bir anlayışla kurguladık. Tohum ve tohum öncesi girişimlerin ülkemizdeki en büyük destekçisi TÜBİTAK programı vesilesiyle bugüne dek 2600'den fazla teknoloji girişiminin kurulmasına öncülük ettik. 2018'de başlattığımız TEKNOFEST rüzgarıyla milyonlarca gencimizi Türkiye'nin teknoloji yolculuğuna kazandırdık. Elbette girişimcilerimizin finansman kaynaklarına kolay ve hızlı erişimi, onların hayalleri projeye, projeleri de küresel başarı hikayelerine dönüştürme yolculukları için büyük önem taşıyor. Devreye aldığımız fonların fonu ve eş finansman modelleriyle 4 milyar 600 milyon liralık kamu kaynağını doğrudan girişimcilerimizin emrine sunduk. Bu stratejik adımın yarattığı güven iklimi, tam 120 milyar liralık özel sektör yatırımını harekete geçirdi. Milyar dolarlık değerlemeye koşan TURCON100 programımız kapsamında 35 adayı belirledik. Türkiye'yi dünyanın dört bir yanından yetenekler ve girişimler için bir çekim merkezi haline getirmek amacıyla Türkiye Tekvize programını hayata geçirdik. Bu adımlar neticesinde Türkiye artık teknoloji girişimciliğine başlamak ve bu alanda girişimini büyütmek isteyenler için en doğru adreslerden biri haline geldi. Teknoloji girişimlerimiz yapay zekadan siber güvenliğe, finans teknolojilerinden oyun teknolojilerine kadar pek çok alanda büyük başarılara imza atarak iftihar kaynağımız oluyor.
Teknolojide şimdi geldiğimiz nokta, sahip olduğumuz büyük potansiyel ve nitelikli insan kaynağı düşünüldüğünde, aslında daha yolun başında olduğumuzu, Türkiye yüzyılında hep birlikte çok daha büyük başarılara ulaşabileceğimizi gösteriyor. 2030'a kadar ülkemizden 100 bin teknolojik girişimi çıkarma hedefiyle Edirne'den Kars'a bu cennet vatanın her köşesindeki gençlerimizin fikirlerini girişime dönüştürebildiği ve geliştirdikleri yeniliklerle dünyaya yön verebildikleri güçlü bir altyapıyı inşa etmek için çalışıyoruz. Bugün de işte bu vizyonun bir tezahürü olarak Aksaray'ımızın üretim gücünü bilgiyle, teknolojiyle ve girişimcilikle buluşturacak Aksaray Teknopark binasının açılışı için bir aradayız. 2600 metrekarelik bir kapalı alana sahip Teknopark binamızla girişimcilerimize modern çalışma ortamı sunuyoruz. Bina bünyesinde çok sayıda girişim ofisi de, kuluçka ve kuluçka öncesi aşamadaki girişimlere mentörlükten yatırımcı buluşmalarına, hızlandırma programlarından prototipleme ve test imkanlarına uzanan bütüncül destekler sağlıyor. Bakanlığımızın 65 milyon liralık desteğiyle inşa edilen yeni Teknopark binası, şehrimizde yeni girişimlerin doğmasına, üniversite sanayi işbirliğinin derinleşmesine ve Aksaray'ın yüksek katma değerli üretim kapasitesinin artmasına imkan tanıyacak. Bizler her yeni fikrin ve girişimin destekçisi olmaya, girişimcilerimizin uluslararası pazarlara daha hızlı açılmalarına katkı sağlamaya devam edeceğiz. Tabii inşa ettiğimiz tüm bu fiziki altyapılar ancak onları canlandıracak, onlara ruh katacak nitelikli insan kaynağıyla anlamlı. Bizim en büyük sermayemiz, en büyük gücümüz, pırıl pırıl zihinleri ve sarsılmaz azimleriyle Türk gençliğidir, TEKNOFEST kuşağıdır. Kendi tasarladığı sistemi çalıştıran ve bu yolculukta karşılaştığı engelleri aldırmaksızın yoluna devam eden Türk gençliği, Milli Teknoloji hamlesinin vizyondan gerçeğe dönüşmesinin en büyük güvencesidir. Teknofestlerle, deneyim teknoloji atölyeleriyle, bilim merkezlerimizle, bilim şenliklerimiz, bilim fuarlarımızla, sektör kampüs programıyla, Milli Teknoloji Akademimizle gençlerimizi teknolojiye çok erken yaşlardan itibaren teknolojiyle buluşturuyor, onların yeteneklerini keşfetmelerine ve potansiyellerini gerçeğe dönüştürmelerine imkan sağlıyoruz. Üniversite kampüslerinde kurduğumuz Milli Teknoloji Atölyeleriyle, gençlerimizin teorik bilgiyi pratiğe dönüştürdüğü, takım ruhuyla üretim yaptığı ve yenilikçi projeler geliştirdiği güçlü bir zemin inşa ediyoruz. Bugün Aksaray üniversitemiz bünyesinde açılışını gerçekleştirdiğimiz Milli Teknoloji Atölyesi de bu büyük hedefin somut meyvelerinden biri oldu. TÜBİTAK'ın üç yıllık dönem için sağladığı 30 milyon liralık destekle hayat bulan bu atölye, üniversiteli gençlerimizin fikirlerini prototiplere, prototiplerini ise ticarileşebilir ürünlere dönüştüreceği bir mutfak olacak. Gençlerimizin üretme ve keşfetme heyecanını umuyorum ki daha da arttıracak. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak gençlerimizin önünü açacak, üniversite-sanayi işbirliğini pekiştirecek, yüksek teknolojide yeni kazanımların kapılarını aralayacak yatırımları hayata geçirmeye devam edeceğiz” dedi. (Haber: Aydolu KILIÇASLAN)





























Yorum Yazın