Hukukçulardan İdam Yasasına Tepki
GÜNDEMHukukçular Derneği Aksaray İl Temsilcisi İlyas İlhan, İsrail Parlamentosu tarafından kabul edilen idam yasasına ilişkin yaptığı basın açıklamasında dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Hukukçular Derneği Aksaray İl Temsilcisi Av. İlhan, İsrail Parlamentosu tarafından alınan karalara istinaden yaptığı sert açıklamasında şu ifadelere yer verdi:“Kurulduğumuz 1970 yılından bu yana gerek ülkemizde gerekse dünyada yaşanan tüm hukuksuzlukların karşısında duran bir anlayışın temsilcileriyiz. Ancak son yıllarda başta Filistin olmak üzere dünyanın birçok bölgesinde artan şiddet olayları ve insan hakları ihlalleri, biz hukukçulara çok daha büyük sorumluluklar yüklemektedir. Tüm çabalarımıza rağmen İsrail’in saldırıları ve ihlalleri artarak devam etmektedir.
30 Mart 2026 tarihinde İsrail Parlamentosu tarafından kabul edilen idam yasası, insan haklarına ve uluslararası hukuka açıkça aykırıdır. Bu düzenleme, tüm hukuk sistemleri bakımından yok hükmündedir. Birleşmiş Milletler kararları da açıkça ortaya koymaktadır ki, işgalci bir gücün işgal altındaki topraklarda kendi hukuk sistemini egemen bir devlet gibi uygulaması mümkün değildir.
Söz konusu yasa, ‘terör’ kavramını geniş ve belirsiz bir şekilde tanımlayarak keyfi uygulamalara açık hale getirmektedir. Bu durum, özellikle Filistin halkını hedef alan ayrımcı bir mekanizmanın oluşturulduğunu göstermektedir. Aynı eylemler bakımından farklı hukuk sistemlerinin uygulanması, açık bir ayrımcılık ve adaletsizlik örneğidir.
Öte yandan, idam kararlarının 90 gün gibi kısa bir sürede uygulanmasının öngörülmesi, oybirliği şartının kaldırılarak basit çoğunlukla karar alınabilmesi ve temyiz yollarının ciddi şekilde sınırlandırılması, adil yargılanma hakkını ortadan kaldırmaktadır. Bu yönüyle düzenleme, hukuk devleti ilkesine tamamen aykırıdır.
Bu yasa yalnızca hukuka aykırı bir düzenleme değil, aynı zamanda uluslararası insancıl hukukun da ihlalidir. 1949 tarihli Cenevre Sözleşmeleri uyarınca işgalci güçlerin cezai yetkileri son derece sınırlıdır. Buna rağmen İsrail, bu düzenleme ile siviller üzerinde baskı kurmayı ve eylemlerini meşrulaştırmayı hedeflemektedir. Bu yasanın varlığı dahi tek başına bir savaş suçu niteliği taşımaktadır.
Bu kapsamda, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi nezdinde; keyfi tutuklamalar, yargısız infazlar ve işkenceye ilişkin özel raportörlüklere başvurular yapılmıştır. Bu hukuki sürecin hem ülkemizde hem de uluslararası alanda güçlü şekilde desteklenmesi gerekmektedir.
Başta hukukçular olmak üzere tüm insan hakları savunucularını, sivil toplum kuruluşlarını ve vicdan sahibi herkesi bu hukuksuzluğa karşı ses yükseltmeye, adalet ve insan hakları mücadelesine destek vermeye davet ediyoruz.” dedi. (Haber: E.BUDAK ÇALIŞKAN)
İlginizi Çekebilir