Bölge Üniversiteleri Gençliği Aksaray Üniversitesinde Buluştu
GÜNDEMASÜ Kampüs360 Girişimcilik ve Teknoloji Topluluğu tarafından, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Aksaray Üniversitesi ve ÜNİDES desteğiyle düzenlenen “Girişimcilik Fikirleri Buluşuyor” projesi, farklı üniversitelerden gençlerin katılımıyla Aksaray Üniversitesinde gerçekleştirildi.
ASÜ Kampüs360 Girişimcilik ve Teknoloji Topluluğunun organizasyonu Gençlik ve Spor Bakanlığı, Aksaray Üniversitesi, ÜNİDES desteğiyle düzenlenen “Girişimcilik Fikirleri Buluşuyor” projesi Aksaray, Konya, Kayseri ve Kırıkkale üniversitelerinden gençlerin katılımıyla Aksaray Üniversitesinin ev sahipliğinde gerçekleşti. Topluluk başkanı Arda Haluk Mutlu tarafından ASÜ Kampüs360 Girişimcilik ve Teknoloji Topluluğu tanıtımının yapıldığı açılış programıyla birinci gün gençlerin girişimcilik ve inovasyon alanında sunduğu orijinal fikirler tartışmaya açıldı. Proje etkinliğinin ikinci gününde ASÜ Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Yılmaz girişimci gençlerle buluşup, “Yeni Nesil Teknolojilere Fütüristik Bakış ve Değer Algımız” konulu konferans verdi. Prof. Dr. konferansın başında Steve Jobs, Alan Turing, Alan Musk gibi isimlerin ileri sürdükleri fikirler önce karşılık bulmamıştır. Steve Jobs’un Silikon Vadisinde Hewlett-Packard’a (HP) sunduğu fikirler çok saçma bulunmuş, bu reddediliş Jobs’a fikrini kurduğu Apple Şirketi üzerinden gerçekleştirme fırsatı verdi.
Grek Yarımadasını Atina Okulu, Anadolu Yarımadasını ise Harran Okulu mayalamıştır
İnsanlık tarihinde Atina ve Harran Okullarının öncülüğünün büyük önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Süleyman Yılmaz “Komşu coğrafyalar bu okullarla ihya olmuş, o dönemde yetişen önemli karakterler tarihe, bilime, felsefeye ve düşünceye damgasını vurmuştur. İstanbul’un Fethi Ortaçağ’ın kapanıp yeni çağın doğmasına neden olurken, Alman Guterberg’in buluşu matbaa kilise engizisyonunu kırmış, İtalya ve çevresinde yükselen Rönesans ve Reform akımları, 1789 Fransız Devrimi insanlığa bambaşka imkanlar sunmuştur. 1900’lü yılların başında atomla ilgili yürütülen araştırmalar, 1950’den sonra dünya uluslarının katkısıyla İsviçre’nin Cenevre kentinde CERN parçacık hızlandırıcı laboratuvarının kurulmasıyla en parlak seviyeye ulaşmıştır” dedi.
CERN yalnızca bir laboratuvar değildir
Çoklu ulusların kurduğu CERN laboratuvarının bilim dünyasına önemli katkılar sağladığını aktaran Prof. Dr. Yılmaz, “Bu laboratuvar hem araştırma, hem de internet, işlemci, görüntüleme sistemleri gibi atom altı dünyası, evrenin modellemesi ve sağlık alanında çığır açılmasına büyük katkı sağlamıştır. Burada Endüstri 4.0 ve içinde bulunduğumuz Endüstri 5.0’a dönük çalışmalar devam etmektedir. Endüstri 4.0 ile VR, 5G, Big Data, Blockchain, 3-D yazıcı, Open AI teknolojileri ile tanıştık. Özellikle pandemi dönemi teknoloji ve inovasyon alanı için büyük bir fırsat oldu. Henüz girdiğimiz Endüstri 5.0 ile insan merkezli, sürdürülebilir, esnek ve dayanıklı teknolojileri hayatımıza sunuluyor” diye konuştu.
Teknoloji tamam, ya madalyonun öteki tarafı?
Prof. Dr. Yılmaz, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Teknoloji; hayatı kolaylaştıran, konforu artıran ve iletişim alanında hızlı bir devrim gerçekleştirdi. Peki, değerlerimiz ve kimliğimizin inşası bu gelişmelerden etkileniyor mu? Elbette etkileniyor. Günümüzde entelektüel birikime sahip bireylerin sayısı azalırken, milli, manevi ve evrensel değerlerimiz giderek zayıflıyor. Bu coğrafyanın temel nitelikleri olan vicdan, merhamet ve şefkat duyguları da bu süreçten
etkilenmektedir. Hiç kimse, hiçbir vicdan Gazze’de, İran’da ve kendi içimizde yaşanan gelişmelere kayıtsız kalmamalıdır. Savaşların niteliği de değişmiştir. Artık göğüs göğüse çarpışmaların yerini, uydu ve radyo frekanslarıyla yönlendirilen uzun menzilli balistik ve nükleer sistemler almıştır. Devletler, destekledikleri vekil güçler aracılığıyla küresel ölçekte etkili savaş süreçlerini yönetmektedir. Savaşın tarafları, sahip oldukları savunma sanayii ile tüm dünyayı şaşırtmaktadır. Bu durum, eski Pers İmparatorluğu ile Roma İmparatorluğu arasındaki tarihsel rekabetin yeniden canlandığı izlenimini vermektedir.”
Yapay Zeka hem lehte hem aleyhte olabilir
Yapay zekâ algoritma modüllerinin; eğitimden araştırmaya, sinemadan sağlığa, üretimden endüstriyel dönüşüme kadar hayatın her alanında olumlu etkiler oluşturabildiğini belirten Yılmaz, bu teknolojilerin özel amaçlarla kullanılması durumunda insanlık için olumsuz sonuçlar da doğurabileceğine dikkat çekti. Güney Koreli düşünür Byung-Chul Han’ın “Enfokrasi” yaklaşımına ve Yuval Noah Harari’nin küresel güç dengelerine ilişkin tezlerine değinen Yılmaz, hâkim güçlerin yapay zekâ algoritmaları üzerinden toplumlar üzerinde etkili olabildiğini ifade etti. Çinli düşünürlerin, psiko-tarihçi Isaac Asimov’dan esinlenerek tarihsel süreçleri istatistiksel veriler ve yapay zekâ yorumlarıyla modelleme çabalarına da değindi. Konuşmasının devamında gençlere iki temel misyon öneren Yılmaz, bir yandan bilim, teknoloji, inovasyon ve girişimcilik alanlarında kendilerini geliştirmeleri, diğer yandan ise ahlaki ve etik değerlerin yeniden güçlendirilmesine katkı sağlamaları gerektiğini vurguladı. Yazar Cal Newport’un “zanaatkâr zihniyeti” yaklaşımına atıfta bulunan Yılmaz, “Artık ‘Bu etkinlik bize ne kazandıracak?’ sorusundan öte, ‘Biz bu etkinliğe, dünyaya ve insanlığa ne katabiliriz?’ anlayışını hâkim kılmalıyız” ifadelerini kullandı. Konferansın sonunda Prof. Dr. Süleyman Yılmaz, en çok kitap okuyan öğrenci Rabiya Kılınç’a “Hayata Dokunanlar” adlı kitabını imzalayarak hediye etti. Topluluk başkanı Arda Haluk Mutlu ise “Girişimcilik Fikirleri Buluşuyor” programına verdiği katkılardan dolayı Prof. Dr. Yılmaz’a tüm katılımcı gençler adına teşekkür etti.(ASÜ basın bülten)
İlginizi Çekebilir