
Son günlerde Dünya genelinde tüm ülkeleri vuran İran savaşı, ülkemizde artık ne zaman biteceğini kimsenin tahmin bile edemediği ekonomik kriz ve yaşanan tüm olumsuzluklar şükürler olsun ki yurt genelinde yine Aksaray’ımız tarafından unutturuldu da toplum olarak milletin uçkurunun ucundan tutarak hep birlikte bu karmaşanın içinden birlikte çıktık.
Yaşadığımız sıkıntılar bile iki aile arasında yaşandığı iddia edilen ve yurt genelindeki tüm haber kanallarına servis edilen bir uçkur davası ile ikinci plana itilirken bu yaşanan olay ilde, Türkiye’de veya Dünya’da ilk kez yaşanmış gibi 2-3 gün boyunca ana haber kanallarının, parklarda oturan ihtiyar heyetlerinin, çarşı merkezinde veya başka yerlerdeki esnafların, parklardaki oturan ev hanımlarının ve hatta aile bireylerimizin bile ilk gündemi haline geldi.
Yaptıkları haberlerin aldığı reyting karşısında harekete geçen ve ülke gündemi ile uzaktan yakından haberdar olmayan sözde ulusal haber kanalları WhatsApp haberciliğinin dışına çıkarak Aksaray’a kameraman ve sözde muhabir göndererek olay yerinde incelemeler yaparken olaya şahit olanlardan en ince ayrıntıları yurt genelindeki izleyicilerine aktarmak için insanüstü bir tempoda çekimler yaptılar.
Tüm Türkiye’nin ana gündemi olan ve yakın zamanda İran savaşında çuvallayan Trump’un kurtuluşu için bile kullanılmasını beklediğim bu aldatma olayının yakın zamanda Amerika’da da gündem olmasını hatta Beyaz sarayda bile İran meselesinin önüne çıkartılarak konunun en ince ayrıntılarına kadar tartışılıp olayın açıklığa kavuşturulmasını bir gazeteci olarak ben bekliyorum.
Aksaray’a gelerek apartman önünde “Ahlaksız kadın” söylemleri ile bağıra, bağıra sunum yapan muhabirin bu başarısından dolayı yılın habercilik ödülüne layık görülmesini ve daha da ileri giderek uluslararası arenadaki tüm basın yayın ödüllerinin bu haberi yapan yayın organlarına verilmesi için hep birlikte kamuoyu oluşturmalı ve gerekiyorsa internet anketlerinde bu hep birlikte oy kullanarak bu başarı hikâyesinden hak edilecek ödülün Türkiye’ye getirilmesini sağlamalıyız.
Böylesine bir haberin sadece bir uçkur meselesi olmadığını ve insanların bu haber sayesinde tüm psikolojik sıkıntılarını unuttuğunu çok iyi idrak ederek zaman, zaman böyle uçkur haberlerini hep birlikte ana gündemimiz haline getirmeliyiz.
***
Kabile devleti diye adlandırdığımız devletler dışında kadın cinayetleri ile şiddetinin en fazla olduğu ülkemizde bu denli bir haberin tüm haber kanallarında gündem olması ve günlerdir de devamı için yoğun çaba harcanması ne yazık ki yukarıda kaleme aldıklarımın aksine ülkede yaşayan her bir bireyin utanması gereken bir durum değil mi?
Bugün yaklaşık iki hafta önce gerçekleşmiş bir konuyu, bu işin muhatapları olan aileler ile mahkemelerin önüne getirmeleri gerekirken aldatma olayı denilen olayı ulusal denilen haber kanalları tarafından bile “Ahlaksız kadın” sunumuyla, sadece 1 kadın hedef gösterilerek haberleştirmek ülke olarak uçkur sevdamızın karşılığı olarak tarihin tozlu sayfalarında yerini aldı.
Aldatma olayında o kadını eve alan ve daha sonra karısı ve arkadaşı ile baş başa bırakarak kaçan erkeğin hiç gündeme gelmediği bir olayın bu kadar karşılık bulması toplum olarak aslında büyük sorunlarımızın olduğunun da karşılığı olduğunu ortaya çıkartmadı mı?
Aksaray’ın her köşesinde, hatta evlerin içerisinde bile konuşulan bu uçkur davası sonucunda açık hedef haline getirilen kadın bu ilde de, Türkiye’de de ilk olay olmadığı ve olmayacağı gibi uçkur konusunda günah keçisinin her zaman kadınlar olarak gösterilmesi bu olayla bir defa daha ortaya çıktı.
Ne diyelim bundan sonraki süreçte artık canlı yayın araçlarının bu olayın yaşandığı apartmanın önünde konuşlanması ve ülkedeki tüm haber kanallarının bu haber ile yayınlarını açmalarını bekliyorum.
Kendi uçkurlarından bile haberi olmayanların, merak ederek araştırdığı bu olayı evlerinin ana gündemi yapanların dertlerini de, niyetlerini de ben anlayamadım. Anlayan veya bana anlatabilecek olan var mı?









Yorum Yazın