Nazmi Çalışkan

Nazmi Çalışkan

Mail: nazmicaliskan@aksaray68haber.com.tr

Din, İlahi, Laiklik ve Cumhuriyet

Din, İlahi, Laiklik ve Cumhuriyet

Son günlerde Ramazan ayının da gelmesi ile birlikte yüzde 99’u Müslüman olan ülkemizde manevi değerlerimiz konusundaki hassasiyetimiz çok daha arttı.

Normal günde camiden bile haberi olmayanlar bile bu dönemde camilerde en ön saflarda bir senenin muhasebesini yaparken bir aya sıkıştırılan zekat yardımları ile ihtiyacı olan vatandaşlara makarna kolilerini ulaştırmak isteyenler adeta birbirleriyle yarış halindeler.

Elbette bu ayında kendine has duyguları olduğu gibi polemik konusu olabilecek olayların başlatılması için birileri de çok büyük bir efor sarf ediyorlar.

Birileri “Din elden gidecek” endişelerini millete anlatma derdine düşerken birileri de yine “Cumhuriyet elden gidecek” diyerek yaygaralara devam ediyorlar.

Kısır döngüde devam eden bu tartışmalar 1990’da, 2000,’de,2010,’da ve 2020’de neyse 2026’da da ne yazık ki aynen devam ediyorlar.

Bunca zamandır ne Din ne de Cumhuriyet elden gitti.

Çünkü halka elden gideceği belirtilen Dinimizde, Cumhuriyetimizde o kadar basit kazanımlar ve değerler değil ki bir ilahi ile elden uçup gitsin.

Daha düne kadar Türkiye’nin değişik popçu ve repçilerinin müziklerinin okullardaki zil sesine gık etmeyenler ne yazık ki Ramazan ayında okullardaki teneffüs saatinin bir ilahi ile dillendirilmesinden rahatsız olmuşlar.

Okullardaki Ramazan etkinliklerinden rahatsız olmuşlar.

Laikliğe aykırıymış.

Şimdi ben gerçekten merak ediyorum;

Ramazan ayının önemi ve felsefesinin en küçükten beri çocuklara aşılanmaya çalışılması neden laikliğe aykırı?

Yüzde 99’u Müslüman olan bir ülkede insanların çocuklarına Ramazan ayının önemi ve değerlerinin öğretilmeye çalışılması neden Cumhuriyet değerlerine aykırı?

Bizler yıllarca bu çocuklara evlerde Ramazan ayının önemini, yardımlaşmayı, saygıyı, sevgiyi, paylaşmayı, sabretmeyi öğretemediğimiz için bugün hep bu cinayet, bıçaklı saldırı, gasp, hırsızlık, alkollü sürücü ve hırsızlık gibi haberleri yapmıyor muyuz?

Ramazan ayının amacı bu yukarıda saydığımız değerler değil mi?

Ramazan sadece akşama kadar aç ve susuz kalmak mı?

Unutmayın dinler tüm ülkelerde devletlerin işlerini kolaylaştırmış değerlerdir.

Dinlerce yasaklanan ve haram kılınan şeyler devletlerin de işlerini kolaylaştıracağı için gerçekten inancı olan toplumların cezaevleri genel de boştur.

Bizim ülkemizde üzeri örtülü bir af çıkartılmasına ve yaklaşık 50 bin kişinin serbest bırakılmasına rağmen şu anda cezaevlerinde yaklaşık olarak 450 bin kişi bulunmakta ve bu sayı her geçen gün de artmakta.

Elbette Müslüman aileler çocuklarını İslam’ın emir ve yasaklarına göre yetiştirecekler, okullarda da içerisinde bulunulan hafta ve ayların milli ve manevi duyguları o çocuklara aşılanacak.

Sizler inanmıyor olabilirsiniz.

Kimse mutlaka inanın diyerek sizleri baskı altına almıyor ama artık bu milletin inançlarını her dönemde siyaset malzemesi yapmayın.

Ramazan etkinliklerinin yapılması ile Cumhuriyetin yok olmayacağı gibi laik devlet yapısı ile de Dinimiz yok edilemez.

Yıllarca bir türban meselesi üzerindeki tartışmalardan zarar gören ve halkın gözünde “Din düşmanı” etiketi sırtında olanlar şimdi de bir ilahi üzerinden başlatılan tartışmaların peşinde kısır döngü içerisinde halkta az biraz da olsa buldukları karşılığı çok kolay bir şekilde kaybediyorlar.

Sizler bırakın Ramazan ayındaki okul zillerindeki ilahi ile okullardaki Ramazan etkinliklerini de milletin asıl sorunlarını gündeminize koyun ve sizleri bu polemiklerin içerisine çekerek yüzde 99’un gözünde Din düşmanı yapmaya çalışanların döngüsüne girip kaybolmayın.

Bu millet artık gerçekten “Din” ve “Cumhuriyet” gibi inanç ve değerleri üzerinden yapılan saldırı ve tartışmaları görmekte, duymakta istemiyor…

 

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar