Nazmi Çalışkan

Nazmi Çalışkan

Mail: nazmicaliskan@aksaray68haber.com.tr

Algı İle Yönetilmek

Algı İle Yönetilmek

Son yıllarda siyaset ve bürokrasi sahnesinden çekilmeye başlanılan aktörler teknolojinin ve insan odaklı senaryoların gücünü enteresan şekilde kullanmaya başladılar.

Biz gazeteciler arasında sıkça kullanılan “Algı olgunun önüne geçer” ifadesini de doğru analiz edenler seçildikleri veya atandıkları makamlarda güzel senaryolarla yıllarca koltuklarını korumanın yolunu buldular.

Bu duruma da ne yazık ki yönetenler değil, yönetilenler sebep oldular.

Dinine küfrettikleri Gavur, Ecnebi, Dinsiz gibi yakıştırmalar ile Allah’ın adını ağzından düşürmeyenler ellerine aldıkları o Gavur icadının kölesi oldu.

Çok ama çok zeki olan atanmışlarımız ve seçilmişlerimiz de bu durumu tam zamanında doğru şekilde tespit edince algı ve olgu oyunları meyvelerini vermeye başladı.

Son yıllarda sanal dünyayı iyi kullanabilen bir ekibi olan siyasetçi de, bürokratta yıllarca hiçbir iş yapmasalar da halkın gözünde Aksaray’a deniz getirmiş gibi itibar görmeye başladılar.

Artık birilerinin bu ilde idareci olması için hedeflere de, projelere de ihtiyacı yok.

Bu ile atanan da, seçilen de kamera kullanabilen, güzel videolar çekebilen ve senaryo yazabilen 2-3 kişilik bir ekibe sahipse değmeyin keyfine.

Halkın içerisinde haftada bir poz verdirilmesi, olmayan müjdeleri vermeyip te veriyormuş gibi yapması ve bir iki tanede medya mensubu ile iyi geçinmesi yetiyor da artıyor bile.

Günlük sosyal medya sayfalarına yüklenen ve herkesin bildiği sıkıntılara ara sıra dokunması ile çocuk veya yaşlı bir hemşerimizi bağrına basıyormuş gibi fotoğrafları paylaşması yetiyor da artıyor bile.

Kötü bir şey yapıyorlar mı?

Kesinlikle hayır, elbette bu toplumun da gazının ara sıra alınması gerekiyor.

Yani hiçbir şey yapmayanların algıcı başları tarafından Aksaray’a gelmiş “efsane” olarak kaleme alması ve bunu işlemesi olguları yok sayıyor.

Şehir olarak her geleni baş tacı yapmak gibi bir özelliğimiz olduğunu da artık herkes öğrendiği için göreve gelenler gidene kadar Aksaray’ın efsane yöneticisi oluyor. Onların yaptıklarını gidene kadar hiç ama hiç kimseler yapamıyor.

Kiralık kalemlerin de desteği ile staj için geldikleri Aksaray’da 2-3 senede alanlarında kendilerini Profesör sanarak ayrılıyorlar.

Gittikleri yerlerde de bazen aynı şovlarla devam ederlerken bazı yerlerde de şehir siyaseti, ve oluşumundan korkulmayan kent konseyi bu duruma göz yummadığından takke düşüyor ve kel ortaya çıkıyor.

Aksaray’da şişirilmiş balonların şehir dışında fıs çıktığını siyaset ve bürokrasi dünyasını takip edenler hafızalarında canlandırabilir.

Birçok kişi ellerinde kamera ve cep telefonları ile kurum müdürlerine bile danışmanlık hizmeti vererek ekmek yerken gazetelerin ne yazacaklarına bile artık yanlı kameralarının karşısında gerçek kameraların karşısına çıkmaktan korkan sözde idareciler karar veriyor.

Ama yazımın başında da dediğim gibi bunun sorumlusu onlar değil, biz Aksaraylılarız.

Sormuyor, sorgulamıyor, ne istediğimizi bile bilmiyoruz.

-Su sorunu olan çiftçilerin büyük bölümü köylere kilitli parke taşı, çöp konteyneri ve çocuk parkı isterse,

-Nakliye sıkıntısı olan kurumsallığını tamamlamamış fabrika sahipleri kapasitelerinin üzerinde arsa kapatma derdine düşüp sadece dağıtılan arsaları takip edip demiryolunu hiç gündeme getirmezse,

-Sütü para etmeyen mandıra sahipleri daha fazla Afgan işçi ile kredi desteği peşine düşüp sütünün neden para etmediğini sorgulamazsa,

-Geçim sıkıntısı yaşayan işçiler sıkıntıyı hep başka yerlerde ararsa,

-Turizm konusunda Nevşehir’den daha fazla potansiyeli olan Aksaray’ın Nevşehir’in en az 50 yıl geriye düşmesi sorgulanmayıp Ihlara vadisine gelen az sayıdaki turisti nasıl soyarız derdine düşülürse ne yazık ki durum buradan ileriye gitmez.

Daha önceki yazılarımda da kaleme aldığım gibi Aksaray Türkiye’nin efsaneleşmiş bürokratlarının emeklilik için seçtiği son durak haline gelirken Aksaray halkı da bu insanlara Türkiye Cumhuriyetine bu güne kadar verdiği hizmetlerden dolayı minnetini göstermek adında Aksaray’ı terk edene kadar her türden yıkama ve yağlama ile bürokratları onore ediyor.

O Yüzden algı ekibinin sanal dünyaya yüklediği sahte ve yalan fragmanlara halkımız “Helal olsun lan adama. Aksaray’a daha böylesi gelmedi” deyip arşa çıkartmayı seviyor.

O yüzden diyorum ki boş verin gerçekleri ve olguları, siz algılara devam edin. Bu topraklar susuz olsa da verimli ne verirseniz kabul ediyor nasıl olsa…

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar